KÖPEĞİNİZLE MUTLU YAŞAMANIN PÜF NOKTALARI

KÖPEĞİNİZLE MUTLU YAŞAMANIN PÜF NOKTALARI

KÖPEĞİNİZLE MUTLU YAŞAMANIN PÜF NOKTALARI
I.Bölüm

Köpekle yaşam sevgi ve dostluk bakımından tatminin en üst düzeyde olduğu yaşamdır.

Ortalama 10-15 yıllık bu mutlu yaşama erişmek için elinizde bir kılavuz yoksa ya zahmetli bir yolculuğa girişmişsiniz ya da acı sonla bitecek bir hikâyeye başlamışsınız demektir. Köpek velisi olmak için gerekli hazırlıkları yapmadan, iyi düşünmeden harekete geçmek sizler içinde köpek dostlarımız içinde eziyet dolu günler anlamına gelir.

Bir köpek velisi öncelikle çok sabırlı olmalıdır. Özellikle ilk aylar sabrınızın ölçüsünce başarılı olacaksınız desem yeridir. Bir hevese kapılıp anında bir köpek edinmediyseniz, “beni al” diye adeta gözünüzün içine bakan yavrulara kapılmayıp dayandıysanız, sıkı araştırmalar yapacak kadar beklediyseniz zaten sabırlı biri olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ama asıl sabrın ne demek olduğunu her gün kaka temizlemeye, eşyalarınızdan geriye kalan kıymıkları süpürmeye, sürekli dişlenmeye başladığınızda görürsünüz.


Köpek edinmeden önce
1. Araştırma yapın

Önünden geçtiğiniz petshop camındaki “beni al” diyen yavruya karşı koydunuz. Bir köpekle yaşayacaksanız bunun ikiniz için de en doğru seçim olması gerektiğinin önemini anlayanlardansınız. Araştırmalara başlayacaksınız, çok şanslısınız. Bugün köpek sahibi olmak isteyenler bilgi kaynağı bakımından birçok Türkçe kaynağa sahipler. Örneğin 2-3 yıl önce tek bir pet dergisi yokken, köpek bakımı konulu kitap ise zar zor bulunurken bugün bir kitapçıya girdiğinizde ırklar, bakım, beslenme, eğitimin yanı sıra köpek hikayeleri, köpekler için söylenmiş sözlere kadar pek çok çeşitli kaynağa ulaşabiliyorsunuz.

Dergilere gelince, son bir iki yılda onların da sayılarında hızlı bir artış var. Piyasada en azından benim bildiğim 3 tane pet dergisi var. İnternet ise en büyük nimet. Abone olacağınız bir dergi, alacağınız bir kitap, internette yapacağınız birkaç saatlik sıkı bir araştırma size temel bilgilerde yardımcı olabilir. Ancak bunların herhangi biri ya da hepsi köpeğinizle mutlu bir yaşam için yeterli değil.

2. Köpek alma veteriner hekim al

Ev alma komşu al diye çok eşsiz bir atasözümüz var, bu sözü konumuza uyarlayalım. “Köpek alma veteriner hekim al” Köpeğinizin yaşamında olmazsa olmaz 3 kişi olacak; malum bunlardan biri sizsiniz. Diğeri eğitmeniniz (eğitmen konusuna sonra değineceğiz) 3. kişi ise veteriner hekimidir. Tavsiyeler yardımıyla ya da yakın çevrenizdeki klinikleri ziyaret ederek köpeğinizden önce veteriner hekiminizi belirleyin. Veteriner hekiminiz uygun köpeğin seçimi, köpeğin evdeki ihtiyaçlarının belirlenmesi gibi çeşitli konularda sizi yönlendirebilecek, parazit tedavisinden, acil hastalık durumlarına, ilk aşılarına kadar her konuda müdahale edebilecektir. Sorduğunuz soruları yanıtlamaktan kaçınan, merakınızı gereksiz bulan, size zaman ayırmak istemeyen bir veteriner hekim yanlış veteriner hekimdir. (Doğru veteriner hekim konusuna “Bir klinik nasıl olmalı?”, “Veteriner hekimden neler beklemeliyiz?”, “Veteriner hekimin köpek velisinden talepleri neler olmalı?” gibi sorularla Köpekistan’da gelecekte zamanlarda daha ayrıntılı yer vereceğiz. )

3. Hangi köpek?

Hangi köpek sorusunu yeni sorularla açalım.


Neden köpek istiyorum?
Kırma köpek mi, cins (ırk) köpek mi?
Yavru mu, yetişkin mi?
Dişi mi, erkek mi?
Sokaktan mı, çiftlikten mi, petshoptan mı, evde doğum mu?
Irk ise büyük bir ırk mı, küçük bir ırk mı?
Uzun tüylü mü, kısa tüylü mü?
Vb…

Daha pek çok soru sormak mümkün...

Tabii siz; “Bunların ne önemi var köpek köpektir. Hangi köpek olursa olsun, ben bir tane istiyorum” diyen biri olabilirsiniz.

Bir köpek görüp adını öğrenip “Ben illa Basenji istiyorum” diyen birisi de olabilirsiniz.

“Küçük bir apartman katında yaşayacak ama büyük olacak, hırsızları kaçıracak, çocuklarla arası iyi olacak, havlamayacak, az egzersiz isteyecek, yakın çevredeki köpeklerle iyi geçinecek, uzun, yumuşacık tüyleri olacak ama dökülmeyecek, çok zeki olacak tüm dediklerimi hemen kapacak, çok hasta olmayacak, fazla masraf çıkmayacak bir köpek istiyorum” da diyebilirsiniz. İnsanoğlu işte, sonu gelmez, iste iste bitmez
Öncelikle makul olmalı, isteklerinizi bir kenara bırakarak yaşam şartlarınız gözden geçirmelisiniz.

3.1. Neden köpek istiyorum?

Hangi nedenle köpek sahibi olmak istediğinizi belirleyin. Bir ihtiyaç nedeniyle mi (mülk koruma, çobanlık gibi), bir amaç nedeniyle mi (arama kurtarma gibi) ya da arkadaşlık etmesi için mi? Belirli bir amaca ya da ihtiyaca yönelik bir köpek edinecekseniz bu köpeklerin ihtiyaçları, masrafları ve mizaçları bellidir. Yaşam şartlarınız bunlara uymuyorsa, ısrar edip bu köpekleri sahiplenmeniz beklentilerinizi hiçbir zaman karşılamayacaktır.

3.2. Kırma köpek mi, cins (ırk) köpek mi?
Cins köpekler hakkında kolayca bilgi bulabilirsiniz. Bu cinse özgü rahatsızlıklar, karakter özellikleri, ihtiyaçlar bellidir. Köpeğinizin sürpriz bir yanı yoktur. Fare yakalayıcılığından, çobanlığa cins köpeklerin hepsinin belirli bir üretilme nedeni vardır. Veteriner hekiminiz cinse özgü rahatsızlıklar önceden belli olduğundan önlemlerini erkenden alabilir.

Kırma köpek, bir komşunun Golden Retriever’ı ile bir diğer komşunun İrlanda Setter’inin çiftlemesi sonucunda dünyaya gelmiş olabilir, kırmanın kırması diyebileceğim asla anne babasını tahmin edemeyeceğiniz bir sokak köpeğinin kendisi de olabilir. (Cins köpeklerin başka bir cins köpekle çiftleştirilmesinden kaçınmak gerekir. Keyfi bir tutumla bir golden ile bir terrier çiftleşse ne olur diyerek yapılacak bir çiftleştirme üzücü sonuçlar verebilir. Bu tür deneyler yapmaya hiç birimizin hakkı yok.) Kırma bir yavrunun anne babası belli ise erişkinliğindeki boyutu, karakter yapısı az çok tahmin edilebilir, anne ve babası bilinmiyorsa erişkin boyutu ve karakterinin ana yapısı tamamıyla sürprizdir. Ancak kırma köpekler cins köpeklerden (gen havuzları çok daha geniş olduğundan) birçok bakımdan daha üstün olabilirler. Örneğin daha zeki, zor şartlara daha dayanıklı, daha sağlıklı olmaları muhtemeldir.

3.3. Yavru mu, yetişkin mi?

Yavru bir köpek daha sevimli, daha çekici ve size daha fazla aittir. Sizin gözünün önünde büyüdüğünden tüm geçmişini bilirsiniz ama yavru bir köpeği yetiştirmek zordur. Diş kaşınmaları, havlamalar, itaat eğitimleri, tuvalet eğitimi, yaramazlıklar gibi birçok zorlu aşamayı birlikte atlatacaksınız. Bol oyun ve ilgi isteyecek. Zamanınızın büyük kısmını ona ayırdığınız gibi programlı olmanız da gerekecek. Ben yavru sahiplenmeyi düşünenlere eğer çalışıyorlarsa ilk bir iki haftayı işten izin alarak köpekleriyle geçirmelerini tavsiye ediyorum. Bu sürede yavru yeni evine alışır. Velisi yavruya yalnız kalmayı öğretebilir. Deneyim sahibi değilseniz unutmayın ki yavru döneminde yapılan hatalar genelde kalıcı olur. Yavru köpek en az 2 aylık olana kadar annesinin yanından ayrılmamalıdır.

Yetişkin köpek hazır yetişmiş köpektir Tuvalet eğitimi, diş kaşınmaları geride kalmıştır. Huyu, karakteri oturmuş, durulmuş, yavru yaramazlığından sıyrılmıştır. Ancak bu köpeğin size alışması, sizi benimsemesi, yeni evine ve bu evin kurallarına uyum sağlaması zaman alacaktır.

3.4. Dişi mi, erkek mi?

Genelde bakımının daha kolay olduğu düşünülerek erkek köpekler tercih edilmektedir. Ancak bu bir yanılgıdır. Senede 2 kez kızışma dönemine giren dişi köpek bu dönemlerde karakter özelliklerinin dışında davranışlar sergiler. Dişiler daha uyumlu, velilerine daha düşkündür. Erkek köpeklerin liderlik özellikleri daha kuvvetlidir. Dişi köpekler senede iki kere çiftleşmeye müsaitken erkekler tüm yıl faaliyettedirler. Dönemindeki dişinin kokusunu alan erkek köpeği durdurmak mümkün değildir. Bu nedenle sahibini çekiştirme ve sürükleme erkek köpekte çok sık görülür. Kızışmış dişi köpeğin kokusunu yakalayan pek çok erkek köpek bu dönemde dişinin peşine düşerek kaybolur. Erkek köpeklerde de işaretleme vardır. Döneminde bir dişi kokusu alarak kızışan erkek köpek çevreye kokusunu bırakır. Bu noktada kısırlaştırma erkek ve dişi köpekler için çok faydalı olacaktır. Bu arada erkek köpek velilerinin genelde erkek köpek tercih ettiklerini bizzat tespit etmiş bulunuyorum

3.5. Barınaktan mı, çiftlikten mi, petshoptan mı, amatör yetiştiriciler mi (evde doğum)?

Barınak ve dernekler
Barınaktan sahiplenmek bir hayat kurtarmaktır. Kimi zaman geçmişinin bilinmemesi, kırma bir yavruysa erişkin boyutunun belirsizliği, davranış bozuklukları nedeniyle evden atılmış olabileceği şüphesi, sürü köpeği olması gibi birçok sebep ileri sürülerek caydırma operasyonlarının ortasında bulursunuz kendinizi. Bir köpeğin barınağa düşmesi için çeşitli nedenler vardır; bir heves uğruna alınıp bakımının külfetli bulunması, ekonomik nedenler, boşanma, apartman sakinlerinin şikâyetleri, iş nedeniyle şehir değişikliği, sağlık problemleri, tuvalet eğitiminin verilememesi gibi. Köpeğin terk edilme nedenlerinde görüyoruz ki, sorumlu köpekten çok onun velisidir. Barınaktan daha önce sahibi tarafından terkedilmiş bir köpek sahiplendiğinizde bu köpekte kuvvetli bir yeniden terk edilme sendromu olduğunu görürsünüz. Barınaktan sahiplenilen tüm köpeklerde velisine aşırı düşkülük vardır.

Çiftlik (profesyonel yetiştiriciler) ve Petshop

Ülkemizde çiftlikler ve petshoplar ile ilgili ciddi bir denetimsizlik ve boşluk bulunmaktadır.
Yakın zamana kadar kırma köpeklerin ırk diye satılması, sahte secereler, hastalıklı köpek satımı gibi birçok kötü olayda çiftliklerin de adlarının geçtiğini gördük. En çok güven duyulması, tereddütsüz köpek alınabilmesi gereken çiftliklerden artık şüphe duyar olduk. Bir çiftliğe güvenip güvenemeyeceğinizi kendi kontrollerinizi yaparak anlayabilirsiniz. İşe çiftliğin şehrin veteriner hekimler odasına bağlı bir hekimi olup olmadığını kontrol ederek başlayabilirsiniz. Alacağınız yavruyu çiftlik veteriner hekimine değil kendi veteriner hekiminize muayene ettirmelisiniz. Yavrunun karnesini, anne-babasını görmeyi isteyin. Bakanlık tarafından verilen izin belgelerini görmeyi talep edin. Secere numarasını araştırın. Irk köpeğin, ırk yavru standartlarına uyup uymadığını araştırın.

Geçmiş dönemlerde çiftliklerde, köpek almaya gittiğiniz zaman hazır sizi bekleyen yavru ya da erişkin köpekler oluyordu, siz gidip istediğinizi alıyordunuz. Son yıllarda bu sistem değişti, artık sipariş üzerine köpek üretimi yapılıyor veya yurtdışından getirtiliyor ve istenilen köpek için önce kaparo alınıyor.

Petshoplarda da çiftliklerde yaptığınız kontrollerin aynısını yapın. Bakanlıkça belirlenen petshop standartlarına uyuyorlar mı, almak istediğiniz köpeği petshop veteriner hekimine değil kendi vet. hekiminize muayene ettirebiliyor musunuz? Köpeğin karnesi ve tüm evrakları tam mı?

Amatör yetiştiriciler (evde doğum)
Ülkemizde en güvenli köpek edinme yolu amatör yetiştiricilerdir. Bir komşunuzun, bir arkadaşınızın köpeğinin yavrusu olabilir. Annesini babasını görme şansınız vardır. Yavru en az 2 aylık olana kadar gelişimini annesinin yanında izleyebilirsiniz.

Köpeğinizi edinmek için hangi yolu tercih ederseniz edin görmediğiniz, dokunmadığınız, muayene ettirmediğiniz bir köpeği asla sahiplemeyin. Mutlaka köpeği veren kişiyle yüz yüze tanışın. Köpeği teslim almadan herhangi bir ücret ödemeyin. Kaparo verme ya da ücreti ödemede mutlaka ödemenizi gösteren bir belge alın. Özellikle internet üzerindeki ilanlarda başka bir şehirden çok uygun fiyata köpek vermeyi de teklif etseler bu teklifleri dikkate almayın.

3.6. Irk ise büyük bir ırk mı, küçük bir ırk mı? Uzun tüylü mü, kısa tüylü mü? vb

Yukarıdaki sorularda önce yaşam standardınızı göz önünde bulundurmalısınız. Apartmanda yaşıyorsanız, hele hele de çok yüksek katlı bir bina ise mümkün olduğunca küçük ırk tercih etmelisiniz. Bir sağlık kontrolünden geçip herhangi bir alerjik rahatsızlığınız var mı kontrol ettirmelisiniz. Titiz biriyseniz uzun tüylü bir köpek almaktan sakınmalısınız.

Küçük bir dairede büyük bir köpekle yaşam, köpeğinizi hapse mahkûm etmektir. Bir mahkûm ne derece mutlu olabilir? Enerjisi yüksek köpekler daha fazla dolaştırılmaya ve daha fazla oyuna ihtiyaç duyarlar. Köpeğine ayıracak zamanı kısıtlı olan velinin, yüksek enerjili bir köpek sahibi olması parçalanmış eşyalara davetiyedir. Hayır demeye kıyamayan bir velinin sert mizaçlı bir köpeği yavruyken görüp çok sevdi diye alması kıyamet alametidir ... Köpek bakımı masraflıdır. Ekonomik olarak belirsizlik içindeyseniz ya da kısıtlı imkânlarınız varsa köpek velisi olmayı erteleyiniz. Bugün İstanbul’daki onlarca barınak, rehabilite merkezi ve sokakta binlerce terkedilmiş köpek yaşama savaşı veriyor. Çok sevdiğimiz dostlarımıza eziyet edenlerden biri olmamak için iyi düşünüp karar vermek gerekiyor.